Entries Tagged as ''

Hamasın tarihi

 hamasın tarihi,hamasın tarihçesi,islami direniş örgütü hamas,hamasın mücadelesi,hamas nasıl kurldu,hamas ne zaman kuruldu,haması kim kurdu,hamas tarih

Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde İsrail işgaline karşı başlatılan ilk Filistin ayaklanması (intifada) sırasında (1987) kurulan, adını İslami Direniş Hareketi’nin Arapça ilk harflerinden alan Hamas, en büyük İslamcı Filistinli örgüt olarak ortaya çıktı.

İsrail, ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Hamas, yandaşları tarafından ise işgale karşı Filistinlileri koruyan meşru bir mücadele gücü olarak görülüyor.

Kısa vadeli hedefini İsrail’in işgal altındaki topraklardan sürülmesi olarak koyan örgüt, bugüne kadar İsrail askerlerini, Filistin topraklarındaki yerleşimcileri hedef alan saldırılar düzenledi. Örgütün uzun vadedeki hedefi ise İsrail’in 1948′deki kuruluşundan beri elinde tuttuğu toprakları da içerecek, tarihsel olarak olarak Filistin adını taşıyan bölgede İslami bir devlet kurmak.

FAALİYET ALANININ YARISINI SOSYAL YARDIMLARA AYIRDI

Müslüman Kardeşlerin bir grup tarafından kurulan ve geçen yıl 14 Aralıktaki 21. kuruluş yıldönümü kutlamaları sırasında kamuoyu önünde Müslüman Kardeşlere “bağlılık yemini” eden örgüt, faaliyet alanının yarısını okul, hastane ve dini kurumlar inşası gibi sosyal programlara ayırdı ve hayır dağıtımı ağı kurdu.

Örgütün askeri faaliyetlerini de Hamas’ın silahlı kanadı İzzettin El Kassam Tugayları yürüttü.

Filistin siyaseti içinde giderek varlığını artıran Hamas, hem işgal altındaki topraklarda, hem de sürgündeki bir siyasi koluyla faaliyetlerini sürdürdü.

Hamas’ın sürgündeki siyasi büro şefi Halid Meşal, 1997′de Ürdün’de İsrail’in başarısız bir suikast girişimine uğradı.

Ürdün Kralı Hüseyin’in, İsrail’in bu hareketine tepkisi yatıştırmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın hapisteki kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin’i salıverdi.

Kral Hüseyin’in ülkede varlığına izin verdiği Hamas’ın Ürdün’deki karargahı, Kral Abdullah döneminde kapatıldı ve önde gelen isimleri Katar’a sınırdışı edildi.

SİLAHLI EYLEMLER VE BARIŞ SÜRECİNE ETKİSİ

Hamas, Filistin’in İsrail’in güvenliğini koruma garantisi karşılığında işgalin aşamalı ve kısmi olarak kaldırılmasını öngören ABD destekli barış görümeleri ve Filistin Yönetiminin kuruluşuna olanak sağlayan 1993′teki Oslo anlaşmalarına karşı önde gelen bir muhalif olarak, ilk intifadan itibaren etkin olmaya başladı.

İsrail’in kendisine yönelik çok sayıdaki operasyonları ve Yaser Arafat liderliğindeki Filistin Ulusal Yönetimiyle çatışmasına rağmen Hamas, düzenlediği intihar saldırılarıyla kendine barış süreci üzerinde etkili bir veto gücü buldu.

Hamas, bomba yapımı uzmanı Yahya Ayyaş’ın Aralık 1995′de öldürülmesine misilleme olarak Mart 1996′da otobüslerin hedef alındığı, yaklaşık 60 İsraillinin öldüğü intihar saldırıları düzenledi.

Bu saldırılar İsrail’de yarattığı kamuoyuyla, Oslo barış anlaşmalarına muhalif, sağcı Binyamin Netanya’nun seçimleri kazanarak iktidarı almasını sağladı.

Oslo anlaşmaları sonrası süreçte özellikle ABD Başkanı Bill Clinton’ın ev sahipliğinde 2000 yazında yapılan Camp David zirvesinin başarısızlığının ardından ve İsrail’de muhalefetteki Likud’un lideri aşırı sağcı Ariel Şaron’un Filistinlilerin bütün uyarılarına karşın Mescid-i Aksâ’ya beraberinde 2000 civarındaki silahlı polisle giderek gövde gösterisi yapmasından sonra başlayan ikinci intifa sürecinde Hamas daha da güç kazandı.

İsrail’in saldırılarıyla, Filistin Yönetiminin altyapısı harap olurken Hamas’ın gücü ve etkisi arttı.

Hamas, İsrail ordusunun kuşattığı kentler ve mülteci kamplarında klinikler ve okullar kurarak, rakibi laik el Fetih örgütünün ağırlığındaki Filistin Yönetiminin etkisizleşmesinden ve yolsuzluk olaylarından hayal kırıklığına uğrayan Filistinlilere hizmet etti.

Hamas’ın intihar saldırıları da İslami Cihad ve El Aksa Şehitleri Tugayı örgütleri ile çok sayıda Filistinli tarafından destek görerek, kayıplarının ve Batı Şeria’da kontrol edilemeyen Yahudi yerleşim birimleri inşasının intikamının yolu olan “şehitlik” faaliyetleri olarak kabul edildi.

ARAFAT’IN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN

Filistin’in ve El Fetih’in lideri Yaser Arafat’ın 2004′te ölümünün ardından Filistin Yönetimi’nin liderliğine Mahmud Abbas geldi.

Abbas, Hamas’ın son yıllardaki silah tercihi haline gelen roket saldırılarını eleştirerek, yararsız olduğunu, İsrail’e az zarar verdiğini, aksine İsrail ordusunun ağır misillemesini provoke ettiğini kaydetti.

Filistin’in ana siyasi yapısı Filistin Kurtuluş Örgütü’nün dışında kalan Hamas, işgal altındaki topraklarda 2006′da yapılan Filistin Yönetimi genel seçimlerine katıldı ve seçimi kazandı.

İsrail’i tanıma, geçici barış anlaşmalarına uyma ve silahlı mücadeleyi bırakma çağrılarını reddeden Hamas, İsrail’in Filistin topraklarını işgalini sürdürdükçe ve Filistinlilerin ölümünden sorumlu oldukça daimi bir ateşkes imzalamayacağını bildirdi.

Hamas bununla birlikte İsrail’in 1967′de işgal ettiği (Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs) Filistin topraklarından çekilmesi karşılığında 10 yıllık bir ateşkes önerdi.

Yıllar içindeki İsrail’in suikast operasyonlarında Hamas çok sayıda üyesini de kaybetti. Örgütün kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin ve halefi Abdülaziz el Rantisi İsrail tarafından 2004′te öldürüldüler.

Suriye’de üslenen Hamas’ın siyasi büro şefi Meşal, örgütün en baştaki lideri oldu. Daha ılımlı siyasi isimler de hareket içinde önemli oyuncular olarak ortaya çıkarken, bunlardan biri olan İsmail Haniye (Şeyh Yasin’in eski yardımcısı) işgal topraklarında, daha radikal isimler olan Mahmud Zahhar ve Said el Siyam ile birlikte “kollektif lider” olarak atandı.

Hamas, 2006′daki genel seçimlerdeki zaferinin ardından el Fetih ile daha şiddetli bir iktidar mücadelesine girdi.

Seçim zaferinden sonra hükümeti kuran Hamas, 2007 haziran ayında El Fetih ağırlığındaki güvenlik güçleriyle haftalar süren çatışmaların ardından Gazze Şeridi’nin kontrolünü tamamıyla ele geçirdi. Filistin lideri Abbas, Hamas liderliğindeki ulusal birlik hükümetini feshederek, Batı Şeria’da Selam Feyyad liderliğindeki hükümeti atadı.

Haziran 2008′deki çok taraflı ateşkese rağmen İsrail’in ablukayı sıkılaştırması, Hamas’ın roket saldırıları, İsrail’in baskınları her iki taraf içinde daha fazla şiddet anlamına gelen provokasyon ortamını sağladı.

adana belgeseli

adana belgeseli izle,adana belgeseli seyret,adana belgeseli videoları izle,adana,adana videoları izle,adana,adana resimleri,adana görüntüleri,adana belgeseli,belgesel izle,belgesel seyret,belgesel
adana belgeseli izle,adana belgeseli seyret,adana belgeseli videoları izle,adana,adana videoları izle,adana,adana resimleri,adana görüntüleri,adana belgeseli,belgesel izle,belgesel seyret,belgesel


Adana Belgeseli @ Yahoo! Video

grup genc yolun yolum oldu

grup genç yolun yolum oldu ilahisini dinle,grup genç yolun yolum oldu,grup genç yolun yolum oldu ilahi klibini izle,grup genç yolun yolum oldu videoklibini izle,grup genç yolun yolum oldu ilahisi,grup genç ilahileri dinle,grup genç ilahi klipleri izle,grup genç,grup genç dinle,online grup genç dinle
grup genç yolun yolum oldu ilahisini dinle,grup genç yolun yolum oldu,grup genç yolun yolum oldu ilahi klibini izle,grup genç yolun yolum oldu videoklibini izle,grup genç yolun yolum oldu ilahisi,grup genç ilahileri dinle,grup genç ilahi klipleri izle,grup genç,grup genç dinle,online grup genç dinle


Grup Genç Yolun yolum oldu
Yükleyen ebbkr

Televizyon ve başarı bir arada olamayacak ikili

EBRU KODAK-REHBERLİK UZMANI

�10 dakika TV izleyip ders çalışacaktım.� dediniz ama yine olmadı. Çalışamadınız. Peki bu
pişmanlığı hangi sıklıkla yaşıyorsunuz? Eğer başarı istiyorsanız, TV�nin güdümünden çıkmanız
gerekiyor.
Öğrenciler, televizyondaki diziler ve yarışmalardan vazgeçemeyeceklerini düşünürler. Bunu ispatlayan en iyi örnek, konuyla ilgili olarak öğrencilerin kurdukları cümlelerdir: �Hocam, inanın kısa bir mola verecektim. Ayaklarım televizyona götürdü, dalmışım. Saatin nasıl geçtiğini anlayamadım.�

Öncelikle şunu belirtelim: Ayaklar, televizyona götürmez. Daha doğrusu götürür de, tabii beyin isterse. Ayaklar tüm diğer organlar gibi beyin tarafından yönetilir, bunu hiç kimse inkâr edemez. Bilinçsiz bir şekilde gerçekleştirdiğimiz davranışlar vardır. Ancak yalnızca refleks ve içgüdü türü davranışlar, bilinçsiz davranışlar kapsamına girer. Gök gürültüsü karşısında irkilme, ışık karşısında gözbebeğinin küçülmesi, leyleklerin göç etmesi gibi.

O halde, söylenen cümleyi düzeltelim: �Hocam, molamı televizyon karşısında vermek istedim. Yaptığım davranışın farkındayım.�

Şimdi doğru olanı söylemiş olduk. Öğrencilerin söylediği diğer cümlelerde yanlışlık yok.

***

TELEVİZYON BİREYE NASIL EGEMEN OLUR?

Televizyon karşısında vaktin nasıl geçtiği anlaşılamaz. Çünkü televizyon -özellikle de seçici olunmazsa- bireyi esir alır. Kaç yaşında olursak olalım; televizyon karşısında savunmasız kalırsak yani izleyeceğimiz programa karar vermeden karşısına geçersek, bize hükmeder. Televizyonun bize bu denli hâkim olmasının nedeni, duyu organlarının birçoğuna aynı anda hitap ederek, bireyi sersemletmesidir.

Televizyon, öncelikle göze hitap eder ve bireyin tüm dikkatini onun üzerinde yoğunlaştırması için gerekli olan her türlü unsuru kullanır. Hareketli, renkli ve büyük objeler, ekranları süsler.

Kulağa hitap eder. Ani ve yüksek seslerin, zihni gereksiz yere meşgul eden konuşmaların adresi, yine televizyondur. Bu nedenle; kalabalık bir odada birçok farklı uyarıcıyla bir arada bulunsak da, algıda seçiciliğimiz(dikkatimiz) yine televizyona yönelir. Ders çalışmaya dalmak; çok ender görünen bir durum olmasına rağmen, televizyona dalmak sık rastlanan bir durumdur. Çünkü televizyon, bireyin düşünmesine engel olur ve onu bulunduğu ortamdan soyutlar.

Uzun süre televizyon seyretme, bireyde yorgunluğa neden olur. Ancak öğrenciler, mola vermek yani dinlenmek için televizyona yönelirler. Burada sizce bir çelişki yok mu?

***

TV KARŞISINDA GEÇİRİLEN SAATLER KAYIP MI, KAZANÇ MI?

Televizyonda önümüze gelen her programı; hiçbir saat sınırı koymadan seyredersek, öncelikle hayallerimizi bir başka hazirana ertelememiz gereklidir. �Yok, ben dizilerimden hiçbir zaman vazgeçemem� diyorsanız, üniversite hayalinizi rafa kaldırmanız gereklidir. Yalnızca hayallerinizi mi rafa kaldırmanız gereklidir? Tabii ki, hayır. Aile içi iletişiminizi, özgün ve bağımsız düşünme yeteneğinizi ve daha sayamayacağımız birçok şeyi. Gerçek olmayan, kurmaca bir dünyanın içinde silik bir yaşam sürmek, sürekli yönlendirilmek, insan olma onuruna yakışmayan bir durum. Gerektiğinde ailenize karşı bile bildiği doğruları savunmaktan çekinmeyen gençler, neden bu kadar sessizsiniz?

Unutmayın! Televizyon ve başarı bir arada bulunmayacak bir ikilidir. Bunlardan birisini tercih etmemiz gereklidir. Rotasız gemiler gibi hareket etmeyelim. Televizyon bizi yönlendirmesin, biz televizyonu yönlendirelim. Enerjimizi, potansiyelimizi, sorumluluklarımızı yerine getirmek için kullanalım. Hayatımızın her döneminde, iradeli davranışlarda bulunmaya gayret edelim.


Sayı: 227

Hamilelikte nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edilmeli?

Opt. Dr. Ayşe Uyar, Doç. Dr. Serpil Bozk

Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.

Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.

Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde annenin iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca beslenmesine uygun şekilde ekleme yapmazsa, kendi vücudundaki besin öğesi depolarını harcar. Bu depolar bitince kendi sağlığı bozulur ve bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyümesi ve gelişmesi tam gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta annenin gebe kalmadan önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir.

Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?

Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin depolarını tüketmeye başlar. Böylece, anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girer. Bebekte; ölü doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel ve/veya zihinsel özürler; annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik, yorgunluk, kemiklerde zayıflık görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel amaç; annenin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak, annenin besin öğesi depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme ve gelişmesini sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak sıralanabilir.

Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri

Et, yumurta, kurubaklagiller: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir ihtiyacını karşılar.

Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidir. Protein ve kalsiyum kaynağıdır.

Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlar.

Tahıl ve tahıl içeren besinler: Kalori ve B grubu vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için önemlidir.

Enerji veren yağ ve şekerler : Sadece enerji içerir ve enerji açığını kapatırlar. Bu besin gruplarını normal yaşantımızda olduğu gibi gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz.

Kalsiyum Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin 8. haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.

C vitamini C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde, vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık direncinin artırılmasında ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için gerekli bir vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde vitamin alınması önerilmemektedir. C vitamini portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, domates, çilek, greyfurt, karnıbahar, lahana, brüksel lahanası gibi pek çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır.

Folik Asit Bebeğin merkezî sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı birtakım anormallikler çıkabilir.

Proteinler Gebelikte artan protein gereksinimi karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya..) gibi proteinden zengin besinler önerilir. Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır. Hayvansal gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak, etin yağsız şekilde tüketilmesi önerilir. Ayrıca balıkta bebeğin zeka gelişimi üzerine olumlu etki yapar.

Lifli Gıdalar Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin önlenmesinde çok yararlıdır. Genellikle tüm sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini azalttığından aşırı tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık olarak kepekli ekmek, barbunya,, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç ve kuruyemişte bol miktarda vardır.

Gebelikte bulantı Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu bir bisküvi, kraker veya ekmek tüketilmesi bulantıyı azaltacaktır. Az az sık sık beslenerek alım arttırılmalıdır.

Gebelikte pika Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile toprak yeme olayıdır. Yetersiz beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe (demir) eksikliği anemisine neden olur.

Gebelik ve kabızlık Kabızlık oluşumunu engellemek için posadan zengin besin ( kepekli ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı tüketimini arttırmak, sık sık beslenmek önerilebilir.

Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği

Sabah: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek,

1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.

Ara öğün: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek

Öğle: 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve

Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve

Akşam: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek

Gece: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve

Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma, portakal yazın küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz yenilebilir.

Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi gereken kurallar:

Doktora danışmadan ilaç kullanımı sakıncalıdır.

Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin gelişmesini engeller) ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir) kullanılmamalıdır.

Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerden fazla tüketilmemesi gerekir.

Gebelik başlangıcında kadının ağırlığı normal ise her ay ortalama 1-1,5 kg ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.

Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler de azar azar, sık sık olmalıdır.

İyotlu tuz kullanılmalıdır.

Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.

Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.

Çay yerine yemeklerden 1-2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve limonlu çay içebilir.

Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir beslenme uygunlamalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kaysı vb. ile bunların kompostolarının tüketimi artırılmalıdır. Uzun süreli ve beslenme ile düzelmeyen kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.

Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalkmaz 1-2 tane tuzlu bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketmeli, yemek sırasında su içmemelidir.

Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışmadan alınmamalıdır.

Yeterli D vitamini alabilmesi için, uygun havalarda güneşten yararlanmalıdır.

Anne adayı emzikli bir kadın ise ne yapmalı?

Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin ürünüdür. Bu nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler annenin kendi ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.

Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç kullanmamalıdırlar. Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için sakıncalı olabilir.

Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını artıran bir faktördür.

Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.

Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını artırır.

Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri nelerdir?

Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.

Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla oluşu.

Gebelik öncesi ve gebelik süresince anne beslenmesinin kötü oluşu.

18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük oluş.

Nelere dikkat etmeli?

Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de tıka basa midenizi doldurun.

Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal olanları tüketmeye özen gösterin.

Yediğiniz gıdalarda “çeşitliliğe” önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır.

Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin. Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa protein alımınızı artırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet) söz konusu ise diyetisyeninizin önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz gerekebilir.

Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici vitamin veya mineral alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin adı verilen ve içinde pek çok vitamin ve mineralleri barındıran ilaç vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından reçete de edilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E vitaminleri ile magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser elementlerin gebelik üzerine herhangi bir olumlu etkilerinin olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı bacak kramplarınız oluyorsa magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riskiniz varsa kalsiyumu ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.

Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde destekleyici olarak verilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini tutmayacaktır.

Gebeliğin ilk aylarında yapılan “Toxoplasma testleri” sonucunda vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.

Toxoplasma’dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden kaçının.

Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir. Özellikle ileri aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.

Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin.

Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyon varsa yemekleri az tuzlu pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu dönemlerde tuzu azaltın.

Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.

Yetersiz beslenme, anne ve bebeği nasıl etkiler?

Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek doğru olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için az yemek de doğru değildir. Temel prensip; içerdeki bebeğin yeterince yararlanacağı doğru ve dengeli bir beslenme olmalıdır.

Zayıflık:

Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte artan enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması sonucu ortaya çıkar. Normal kilolu bir gebe ilk 3 ayda, her ay 1 kg; sonraki aylarda ise 1,5-2 kg ağırlık kazanmalıdır.

Şişmanlık:

Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı besin tüketimine bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık doğum sırasında hem anne, hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve sorunlara neden olabileceğinden istenmeyen bir durumdur. Gebelik süresince kadının 9-14 kg alması normal kabul edilir. Ağırlık alması 9 kg�dan az olduğunda zayıflık, 14�kg dan fazla olduğunda ise şişmanlık ortaya çıkar.

Osteomalazi:

Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi karşılanamadığında kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik yumuşaması ile belirlenen osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca böyle durumlarda diş çürüklüğü görülme riski de artar.

Anemi (kansızlık)

Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini azaltan etmenlerden kaçınılmalıdır. Örneğin;

- Yemek arasında çay içilmemeli

- Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren besinlerin alınmasına özen gösterilmeli,

- Etli ya da kuru baklagilli yemek ile taze salata ya da meyve tüketilmeli,

- Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.

Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma anemiye neden olan etmenlerden bazılarıdır.

Gebelik toksemisi (Gebelik zehirlenmesi)

Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık ise yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında, ayak ve ayak bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık görme, şiddetli bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut ağırlığı genellikle olması gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz tutulması vardır. Hemen tedaviye alınmayan vakalarda bebek kaybedilebilir.

Temel besin grupları ve alınması gereken miktarlar

Sayı: 118

Recep tayyip erdoğan protesto video

videolar,video izle,video seyret,video,israil,başbakan tayyip erdoğanın davosu terketemsi,başbakan erdoğan davosu terketti,başbakan terketti video,israil köpeklerine tepki,siyonizme tepki,katillere tepki,çocuk katillerine tepki,insanlık düşmanlarına tepki,recep tayyip erdoğan israil başbakanına katil dedi,katil israile tepki,islam coğrafyasında erdoğan kahraman oldu,erdoğandan teki,video haberler,haber videoları,haberler,klipler,islami video sitesi,israile tepki videoları,tepki videoları,müslüman halklar uyanıyor,islam toplumları uyanıyor